Türkiye'de organ bağış oranı çok düşük

Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında organ bağışının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

04 Kasım 2023 01:45 Yaşam
Türkiye'de organ bağış oranı çok düşük

İstanbul, (DHA) - Organ bağışı bekleyen hasta sayılarının son yıllarda artmaya devam ettiğine dikkat çeken İSÜ Liv Hospital Bahçeşehir Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, "Bütün organları işin içine katacak olursak, Türkiye'de dokular da dâhil 30 bin civarında organ ve doku bekleyen hasta bulunuyor. Bu hastaların çoğunluğunu böbrek bekleyenler oluşturuyor" dedi.

ORGAN BAĞIŞI ORANI GELİŞMİŞ ÜLKELERİN GERİSİNDE

Cumhuriyetin son çeyreğine damga vuran sağlık alanındaki yeniliklerden birinin organ nakli ameliyatları olduğunu belirten Prof. Dr. Dinçkan, "Organ nakli ameliyatlarına ihtiyaç duyan hastaları sadece tek bir organında hastalığı olanlar olarak düşünmemeliyiz. Bu kişiler, organ yetmezliği yaşadıkları için hayati tehlike altında olan hastalardır. Organ nakline ihtiyaç duyan bu hastaların tedavi edilebilmesi için canlı donörler veya beyin ölümü sonucu organ nakli yapılması gerekmektedir. Diğer tedavilerden ayıran en önemli özellik budur. Maalesef, Türkiye'de organ bağışı konusunda diğer gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında gerideyiz. Dünya genelinde milyon nüfusa düşen bağış oranları gelişmiş ülkelerde 30-40 iken, Türkiye'de bu oran sadece 5-6 civarındadır. Bu nedenle organ bağışını artırmak için bağış oranımızı en az 5-6 kat artırmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.

PANDEMİ SONRASI BAĞIŞ SAYILARI ARTMADI

Pandemi sürecinin ardından organ bağışı sayılarının ne durumda olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dinçkan, "Pandemi sırasında insanlık büyük bir sınavdan geçti. Ancak organ nakline ihtiyaç duyan hastaların bu süreçte ihtiyaçları devam etti. Pandemi döneminde bağış oranlarının azalmasının birkaç nedeni vardı. Hastaneler ve yoğun bakımlar diğer sağlık sorunlarına odaklandılar ve bu nedenle organ bağışına yönelik duyarlılık azaldı. Pandemi sona erdi, hayat normale döndü, ancak bağış oranları hala eski seviyelere ulaşmadı. Bu nedenle organ bağışına olan ihtiyaç devam ediyor. Organ bağışının toplum genelinde teşvik edilmesi gerekiyor. Bu sadece doktorların ve sağlık çalışanlarının sorunu değil, tüm toplumun sorunudur. Organ bağışını artırmak için toplumun bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Kronik organ yetmezliği olan insanların hayatlarını kurtarmak, temel bir haktır ve bu nedenle organ bağışı önemlidir. Bu konuyu herkesin anlaması gerekiyor, çünkü binlerce kişi organ nakli olmadığı için hayatını kaybediyor" dedi.

DAHA FAZLA BÖBREK NAKLİ BEKLEYEN HASTA VAR

Organ bağışı bekleyen hasta sayılarının son yıllarda önemli bir değişiklik göstermese de artmaya devam ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Dinçkan, "Bütün organları dâhil edersek, ülkemizde 30 bin civarında organ ve doku bekleyen hasta bulunmaktadır. Bu hastaların çoğunluğunu böbrek bekleyen hastalar oluşturuyor. Bu hastaların yüzde 15'i çocuk hastalardan oluşmaktadır. Çocuk hastalar, ailelerinde uygun donörleri olduğu takdirde organ nakli şansı bulabilmektedirler" şeklinde ifade etti.

ORGAN BAĞIŞINI ARTIRMAK İÇİN GÖNÜLLÜ OLUNMALI

Organ bağışını artırmak için neler yapılabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Dinçkan, "Canlı donör olmanın ilk şartı gönüllü olmaktır. Aynı gönüllülük, beyin ölümü gerçekleşen kişiler için de geçerli olmalıdır. Organ bağışını topluma anlatmanın ve bilinçlendirmenin en iyi yolunun yine gönüllülük olduğunu düşünüyorum. Bu sorun sadece doktorlar ve sağlık çalışanlarının sorunu değil, tüm toplumun sorunudur. Toplumun organ bağışına daha fazla duyarlı olması gerekiyor. Bu konunun toplum gündeminde olması önemlidir. Kronik organ yetmezliği yaşayan insanlar hayatlarını kurtarmak için organ bekliyorlar ve bu konu, yaşam hakkıyla ilgilidir. Bu nedenle organ bağışının artırılması, toplumun gönüllü sayısını artırmakla mümkün olacaktır. Herkese bu konuyu anlatmalıyız. Organ nakli ihtiyacı olduğunda ailelerin konuyu gündeme getirmesi yeterli değildir. Binlerce insan hala organ nakli yapılmasını beklerken hayatını kaybediyor" şeklinde konuştu.

HER ORGANIN KENDİ ÖZGÜ YETMEZLİĞİ VARDIR

Her organın farklı kronik yetmezlikleri olduğunu belirten Prof. Dr. Dinçkan, "Her organın kendine özgü kronik yetmezlikleri bulunmaktadır. Örneğin, kronik böbrek hastalığı, kronik karaciğer hastalığı, kronik kalp yetmezliği, kronik akciğer yetmezliği gibi her organın farklı kronik hastalıkları vardır. Diyabet ve hipertansiyon gibi metabolik hastalıklar, özellikle böbrek yetmezliğine yol açabilir. Karaciğer hastalığı ise ülkemizde viral hepatitler, karaciğer yağlanması ve alkolik hepatit gibi nedenlerle artmaktadır. Aynı zamanda çocuklarda safra yollarının doğuştan yokluğu olan Bilier Atrezi, en yaygın karaciğer yetmezliği nedenlerinden biridir" şeklinde bilgi verdi.

ORGAN NAKLİ HAYATI DEĞİŞTİRİR

Organ nakli ameliyatı geçiren kişilerin hayatlarının nasıl değiştiğini açıklayan Prof. Dr. Dinçkan, "Organ nakli ameliyatları, hastaların hayatlarını mucizevi bir şekilde değiştirir. Temel bir hak olan yaşam hakkının yanı sıra, diğer temel haklarına da kavuşmalarını sağlar. Organ nakline ihtiyaç duyan hastalar için öncelikli olarak acil bir organa ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacı karşılamak için iki kaynak vardır: canlı donörler ve beyin ölümü sonucu organ bağışlayanlar. Gelişmiş ülkeler, beyin ölümü sonucu organ bağışlarıyla bu sorunu çözerler. Beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organları, ihtiyaç duyan hastalara verilir. Ancak Türkiye gibi ülkelerde, canlı donörler daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunun nedeni ise yetersiz organ bağışıdır. Bu nedenle organ bağışı konusunda farkındalığımızı artırmalıyız. Herhangi birimiz ilerleyen zamanlarda organ nakline ihtiyaç duyabiliriz" dedi.

0
0
0
0
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
Habere Yorum Yap ( 0 )
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Keşfet